2 Aralık 2020

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik: Misi Köyü

ile Merve

Merhaba,

Bugün sizi Misi Köyü’yle tanıştıracağım.

Daha önceki yazılarımda anlattığım gibi Covid-19’a  yakalandığımız için karantinadaydık. Günler günlere eklendi ve 25 gün üzerine hava almak için dışarıya çıkalım dedik. Abimle beraber Misi Köyü’ne doğru yola koyulduk.

TARİHİ EVLER

Bursa’da en sevdiğim köylerin ilk sırasında Cumalıkızık yer alıyor. Benim için Misi Köyü Cumalıkızık’ın minyatür hali gibi. Merkeze 12 km uzaklıkta olan ve Nilüfer Çayı kenarında yer alan Misi Köyü, 2000 yıllık tarihi geçmişe ev sahipliği yapıyor. Tarih kokan, renkli ve şirin evlere sahip bu köyde adım attıkça huzur doluyor insan. Karantina günlerinin üstüne köy havası iyi geldi doğrusu.

Yaşanmışlıkları pencerelere yansıyan bu köy, doğallığını kaybetmeden günümüzün renklerine bürünmüş.

Bana göre bu köye güzellik katan unsurlardan biri de köy girişindeki çocuk kütüphanesi. Çünkü burası öyle sıradan bir kütüphane değil. Son dönemlerin zenginleştirilmiş kütüphane anlayışıyla dizayn edilmiş haliyle sadece çocukları değil, bence yetişkinleri de cezbedip içine çeken bir yer. Ne yazık ki bizim bu seferki ziyaretimiz mesai bitimine denk geldiği için kütüphaneye girip fotoğraflama şansı elde edemedim. Ancak bir sonraki seferde Misi Çocuk Kütüphanesi’ne fazlaca vakit ayırıp penceremde burayla ilgili detaylara yer vermeyi düşünüyorum.

KISA GEZİNTİ

Kalabalığa girmeden sakin bir yer olsun diye gittiğimiz bu köyde kendimizi amacımıza ulaştık sayıyoruz. Havanın kapalı ve oldukça soğuk -Uludağ’da kar yağıyor olmalı diye düşündük- olmasına rağmen köyün sessizliğini dinlemek hoşumuza gitti. Yaz aylarında o kalabalık insan topluluklarının ziyarete geldiği köy, şimdi kendi halkıyla nefes alıyor. Evlerin bacalarından çıkan duman kokusu insanı geçmişe götürmeye yetiyor. Bu soğuk havada daracık yollarda yürüyüp gördüğüm evlerin hikayelerini merak etmek bile ayrı bir huzur verdi bana.

Normalde dere içinde olan masalar, günümüz şartları gereği terkedilip başı boş bırakılmış gibi…

Çocuk kahkahalarının yerini artık terkedilmişliğin sessizliği almış…

Bugünün kapanışını da kendime hediye aldığım -uzun zamandır severek takip ettiğim- İzdiham dergisinin yeni sayısıyla yapıyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere 🙂